Hafta Hafta Gebelik Rehberi

Haberi yeni mi aldınız? Yoksa gebe olduğundan mı şüpheleniyorsunuz?

Gebeliğin ilk 3 haftasında neler oluyor? Belirtiler nelerdir? Hamile olduğunuzu nasıl anlarsınız? Tüm bu soruların cevabı sizin için hazırladığımız hafta hafta gebelik rehberinde.

Gebeliğin İlk 3 Haftasında Neler Oluyor?

Bir bebeğe sahip olmak, anneliği tatmak isteyen her kadının en yüce arzusudur. Rahminize düştüğü andan itibaren vücudunuzda değişimleri gözlemeye başlarsınız. Ancak bu değişimler hemen kendini belli etmez, zaman içerisinde ortaya çıkarlar. Vücudunuzdaki ufak değişimleri fark edemediğiniz için de ancak belli bir süre sonra gebeliğinizin farkına varabilirsiniz. Siz gebeliğinizin farkına birkaç hafta sonra varmış olsanız da bedeninizde, hormonlarınızda birçok değişim çoktan baş göstermeye başlamıştır.

Sağlıklı bir hamilelik dönemi geçirebilmek, karnınızda büyüyen bebeğin de sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmesini sağlamak için hamilelik evrelerinde başınıza nelerin geleceğini iyi bilmeniz gerekir. Eğer hamile kalmayı düşünüyorsanız sizler için hazırlamış olduğumuz bu bilgilendirici bilgiler çok işinize yaşayacak.

Her kadının hamilelik sürecinde yaşayacağı tepkiler tabii ki farklıdır. Ancak genel olarak gözlemlenen bazı durumlar söz konusudur. Siz de bu gözlemlenen durumları önceden bilirseniz hamilelik döneminizde çekmeniz muhtemel olan sıkıntıların önüne daha kolay geçebilirsiniz.

Hamileliğin İlk Haftasında Neler Oluyor?

gebeliğin ilk üç haftası - hafta hafta gebelik
Rahme yerleşen embriyo iki küçük top şeklinde bölünür. Bunlardan biri embriyoyu diğeri de bebeğinizin besin almasını sağlayacak olan plasentayı oluşturacaktır.

Erkekten gelen sperm ile kadın vücudundaki yumurta döllenerek embriyo oluşur. Bu embriyonun tam olarak ne zaman oluştuğunu söylemek mümkün değildir ancak tahmini bir zaman belirtilebilir. İlk hafta başlayan evre emplantasyon evresidir. Bu da demek oluyor ki ne embriyo, rahminize yerleşiyor.

Rahme yerleşen embriyo iki küçük top şeklinde bölünür. Bunlardan biri embriyoyu diğeri de bebeğinizin besin almasını sağlayacak olan plasentayı oluşturacaktır. Plasenta tüm hamileliğiniz sırasınca bebeğinizin besinini sağlayacak ve doğum sırasında bebeğinizle birlikte dışarı çıkacak bir organdır. Doğum ile bebeğin dışarı çıkması, plasentanın da görevinin bittiği anlamına gelir ve vücut dışına atılır.

Embriyonun tutunması ile birlikte hormonlar değişmeye başlar. Plasentaya oksijen ve besinleri taşıyacak sistemin oluşumu da çoktan hazır edilmiştir.

Aslında 3 haftalık hamilesiniz.

Halk arasında ilk hafta olarak kabul edilen ama aslında hamileliğin üçüncü haftası olan dönemde kadınların bedeninde çok büyük değişiklikler gözlenmez. Ancak çoğu kadında çok ufak bir kanama olabilir. Lekelenme şeklinde olan bu kanama yerleşme kanaması olarak bilinir. Embriyonun rahme yerleştiğinin haberini vermektedir. Her kadında görülmese de göğüslerin büyümesi ve yorgunluk hali de erken hamilelik dönemi belirtileri olarak kayda geçmiştir. Değişen hormonlar arasında östrojen ve progesteron hormonları vardır. Bu hormonlar yükselişe geçtiği için ruh hallerinde ani değişimler gözlenebilir.

Kadın vücudunda, yumurtlama sürecine girildiğinde vücut sıcaklığı düşmektedir. Yumurtlama dönemi tamamlandıktan sonra da vücut sıcaklığı tekrar yükselişe geçer. Bu döngünün işleyişini sağlayan hormonlar östrojen ve progesteron hormonlarıdır. Yumurta döllendikten sonra rahme yerleşebilmek için ısıya ihtiyaç duyacaktır. Gerekli ısının üretilmesinin görevi de yine östrojen ve progesterona bağlıdır ve vücut sıcaklığını arttırmak için yükseliş göstermeye devam ederler.

Gebelik aslında embriyo rahminize tutunduktan sonra değil, önce başlar. Yani vücudunuzun kendini gebeliğe hazırlaması da gebelik haftaları içerisinde sayılır. Yumurtlama dönemine hazırlanan vücudunuzda her şey spermin yumurtalığa ulaşmasını sağlayacak uygunluğu yaratmaya yönelik olarak çalışır. Bu nedenle önceki haftalarda çok ince, esnek ve şeffaf olmayan akıntı artık spermin yumurtaya doğru gelebilmesini sağlayacak şekilde değişkenlik gösterir.

Hamileliğin oluşumu sırasında birçok kadın alt karın bölgesinde kramplar ve ağrılar hisseder. Bunun sebebi rahimde döllenmiş olan yumurtadır. Regl sırasında çekilen ağrılarla benzerlik gösterir.

Hamileliğin ilk haftalarında anne adaylarında en çok rastlanan durumsa kendilerini yorgun ve halsiz hissetmeleridir. Vücutlarında gelişen olayların hızlı bir şekilde gerçekleşmesi göz önüne alındığında böyle hissedilmesi oldukça normaldir. Bulantılar da bu zamanlarda kendini gösterir, önüne geçmek için ufak öğünler ile sık sık yemek yemek  geçerli bir çözüm olacaktır.

Gebeliğin birinci ayında bedeninizdeki değişimleri anlatan makalemizi okumayı unutmayın.

Hamileliğin İlk Haftasında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Büyük ihtimalle hamileliğinizin ilk haftasında hamile olduğunuzu bilmeyeceksiniz ve normal yaşantınıza devam edeceksiniz. Bu nedenle bilinçli olarak dikkat etmeniz gereken bir durum söz konusu olmayacaktır. Ancak hamile olduğunuzu öğrendiğiniz andan itibaren rahminizde büyüyen bir başka insan yavrusu olduğu için bazı noktalara özen göstermeniz gerekecektir.

Sporu hamileliğinizin her anında yapabilirsiniz. Sadece yapacağınız sporlar farklılık gösterecektir. İlk haftalarda her zaman yaptığınız sporlara devam edebilirsiniz. Ancak yaptığınız sporların profesyonel sporcuların ayarında olmaması gereklidir.

Hamile olduğunuzu öğrendiğiniz zaman vitamin takviyesi almaya başlamanız sizin ve bebeğiniz için yararlı olacaktır. Vücudunuzdaki folik asidi dengede tutmanız ise çok önemlidir. Bunu dışarıdan hap takviyesi ile gerçekleştirebileceğiniz gibi, folik asit içeren besinlerden de elde edebilirsiniz.

Hamilelik Süreçleri

Hamilelik süreçlerini üç ayrı bölüme ayırabiliriz. Bunlar hamileliğin 9 ayını 3’e ayırarak takibini kolaylaştıran süreçlerdir. Birinci trimester ilk üç ayı, ikinci trimester 4.,5. Ve 6. Ayları, üçüncü trimester de 7. Aydan doğuma kadar olan zamanı kapsar.

Gebeliğe hazırlık aslında regl kanaması ile beraber başlar. Kanamalar devam ederken folikül uyarıcı hormon salgılayan vücutta yumurtalar gelişir. Yumurtaların oluştuğu küçük boşluk folikül olarak adlandırılır. Yumurta burada yaklaşık iki haftalık bir süreçte geliştikten sonra vücut luteinizan hormon denilen bir hormon salgılamaya devam eder. Bu hormonlar birlikle yumurtalık duvarına yaslı duran folikül yırtılarak içindeki yumurtanın karın boşluğuna atılmasını sağlar. Bu olaylar sonucunda yumurtlamanın gerçekleştiğini söyleyebiliriz.

Tüp tarafından içine alınan yumurtalar döllenmeye hazır bir şekilde besler. Yumurtalamanın hemen öncesinde veya hemen sonrasında cinsel birliktelik yaşandıysa, uterusu aşıp gelen spermlerden birinin onları tüp içerisinde bekleyen yumurtalardan biriyle döllenip çiftleşmesi çok olasıdır. Spermin vücut içerisindeki ömrü 48 saattir.

Sperm hücreleri döl yatağına girdikten sonra rahme doğru ilerlerken bölünerek yani hücre sayılarını çoğaltarak ilerlerler. Rahim iç duvarına yuvalanan spermler yumurtlama henüz olmadıysa yumurtlamanın olmasını bekler, 48 saatlik süreç boyunca yumurtlama gerçekleşmezse gebelik yaşanmaz. Yumurtlama gerçekleşe bile döllenme olmama ihtimali de her zaman mevcuttur. Eğer döllenme olmaz ise, boş olan yumurta ve rahim iç duvarı regl ile birlikte dökülerek dışarı atılır.

Eğer yumurta döllenmişse neler olur?

Döllenmenin olması demek yumurta ile spermin birleşerek tek bir hücre oluşturması demektir. Bu tek hücreye verilen isim zigottur. 23 kromozomu sperm, 23 kromozomu yumurta hücresi olan zigotun toplam kromozumu da 46dır. Normal şartlarda bir insanda olması gereken kromozom sayısı da 46 dır.

Bebeğin cinsiyeti tam olarak bu sırada belirlenir ancak fiziksel olarak belli olması için daha haftalar vardır.

46 kromozom içerisinde iki adet cinsiyeti belirleyen kromozom vardır. Bu kromozomlardan biri anneden, diğeri de babadan gelir. Kadınlardaki kromozomlar “XX”dir. Bu nedenle kadınlardan gelen kromozom sadece X kromozomu olabilir. Erkeklerde ise bulunan kromozomlar “XY” olarak geçer. Babadan gelecek kromozom ya X olacaktır ya da Y.  Gelen kromozoma göre de bebeğin cinsiyeti belirlenmiş olacaktır. Hangisinin geleceği belli değildir, ikisinin de gelme olasılığı aynıdır. Babadan X gelirse bebeğin cinsiyeti kız, Y gelirse erkek olur. Bu durumda cinsiyeti belirleyenin baba olduğunu söyleyebiliriz.

Bebeğinizin cinsiyeti ne olursa olsun hamilelik sürecinde yaşayacaklarınız değişmeyecektir.

Hamile Olduğunuzu Nasıl anlarsınız?

Bahsettiğimiz belirtileri yaşıyorsunuz ancak hamile olup olmadığınızı kesinleştirmek istiyorsunuz. Kan testi ile bu bilgiyi en kesin olacak şekilde elde edebilirsiniz. Gebelik başladığında kanda b-HCG seviyesi değişir. İdrar testi sonuçları da çoğunlukla doğru olmaktadır. Ancak yine de kan testindeki doğruluğu vermez. Gebelik kesesi görülecek şekle geldiyse ultrasonda bakarak da gebeliği kesinleştirebilirsiniz.

Eczanelerden edinebileceğiniz idrar testleri artık teknolojinin de gelişmesiyle hızlı ve kesin sonuç verebiliyorlar. Hatta bazı ürünler kaç haftalık hamile olduğunuzu bile söyleyebilecek şekilde geliştirilmiş olabiliyor. Hamilelik durumunuzu kontrol etmek istediğinizde bu ürünlerden yardım alabilirsiniz.

Hamilelik belirtileri aracımızı kullanarak hangi erken hamilelik belirtilerine sahip olduğunuzu öğrenebilirsiniz.

Sadece regl kanamanızın gecikmesi yeterli bir belirti midir?

Eğer kanamanız geciktiyse hamile olduğunuzu düşünebilirsiniz. Ancak hamile olmanıza sebep verecek bir durum yaşamadıysanız regl döngünüzün değişmesine etki eden başka bir durum olmuş olabilir.  Siz yine de kesinleştirmek için bir idrar testi yapabilirsiniz.

Regl olma belirtileri ile hamilelik belirtileri biraz birbirleri ile benzerlik gösterirler. Regl olmayı beklerken aslında hamile olduğunuz için bazı belirtileri gösteriyor olabilirsiniz. Bazı hamile kadınların, yumurtanın rahme yerleşmesi döneminde çektikleri kasık ağrıları regl sancıları ile karıştırılabilir. Bunun yanı sıra göğüslerde de hassasiyet gözlenebilir. Çoğu kadın regl dönemlerinde yaşadıkları ödem tutmadan şikayetçidir. Hamilelik döneminde de vücut ödem tutmaya çok müsaittir. Bunun yanı sıra yorgunluk hissi, özellikle sabahları fazla olacak şekilde yaşanan mide bulantıları da görülür. Ayrıca cilt renginde koyulaşma ve karın üzerinde doğrusal bir çizginin belirlenmesini de sayabiliriz. Bu çizginin belirginleşmesiyle hamileliğin ileriki evrelerinde bebeğin hareketlerinin hissedileceği yerin de ortaya çıktığını söyleyebiliriz.

Normal yaşamda sağlığımıza dikkat etmemiz gerektiği gerçeği vardır, gebelikte bu daha da hassaslaşır ve önem kazanır. Hamile olduğu belirlendiği anda doktor kontrolüne gidilmelidir. Hamileliğin düzgün bir şekilde ilerlediğinden emin olunması için doktor kontrollerinin önceden planlanması ve bir uzman tarafından sürekli olarak kontrol edilmesi gereklidir. Hamileliğin ilk haftalarında bu planlamanın yapılmasını sağlamak için doktorunuzla görüşebilirsiniz.

Hamilelik sürecini sıkıntıya sokabilecek durumlar var ise bunları önceden belirlemek adına yapılması gereken bazı testler vardır. Doktorlar bu testlerin ne zaman yapılacağı konusunda anne adaylarını bilgilendirirler. Her anne adayı için yapılması gereken testler olduğu gibi, kişiye özel testlerin de yapılması muhtemeldir. Ayrıca hamileliğin ilerleyen zamanlarda değişiklik gösterebilecek durumlar için testlerin yapılması gerekebilir, bunu da en iyi şekilde belirleyecek kişi tabii ki doktorunuzdur.

Demir veya vitamin takviyesi almak da büyük bir değişime giren vücudunuza gereken desteği vermeniz için yararlı olacaktır. Yorgun düşen bedeninizin kendini daha çabuk toparlaması için destek almak oldukça önemlidir. Beslenmenize dikkat ederek de bu süreci atlatabilirsiniz. Ancak beslenmenize gereken özeni gösterecek vaktiniz yoksa doktorunuzun tavsiye ettiği takviyeleri edinmenizde fayda var.

Cinsellik de hamilelik döneminde çiftlerin akıllarına takılan bir diğer konudur. Ne zamana kadar cinsel hayat devam edilebilir, ne zaman sakıncalıdır? Hamile olunduğu öğrenildiği anda cinsel hayata ara verileceği eskiden çok yaygın bir düşünceydi. Ancak cinselliğin sağlıklı bir insanın yaşamında mutlaka olması gerektiği düşünüldüğünde hamilelikte de önemi oldukça büyüktür. Özellikle gebeliğin ilk haftalarda cinsel hayata ara verme gibi bir durumu yaşamanın anlamı yoktur. Aksine daha mutlu ve sağlıklı bir hamilelik için cinsel yaşamınızı devam ettirmeniz gerekir. Hamilelik esnasında birliktelik yaşayan çiftlerin de birbirleri ile olan ilişkileri daha iyi olacaktır.

Egzersiz yapmaya ara vermemek gerekir. Hamile olduğunuz için bebeğinize zarar vereceksiniz, bu yüzden spor yapmamalısınız gibi bir düşünce çok saçmadır. Eğer sakıncalı bir durumunuz yoksa, hamileliğiniz sırasında spor yapabilirsiniz. Yaptığınız sporların şiddeti elbette ki normal zamanda yaptıklarınızdan daha şiddetli olmamalıdır. Hamilelik süreci ilerledikçe de yapmış olduğunuz sporları farklılaştırmanız gerekebilir. Bunun için yine profesyonel spor eğitmenlerinizin ve doktorlarınızın ortak fikirlerini almanız sizin açınızdan iyi olacaktır. Her hamile kadının hamilelik dönemleri aynı geçmediği gibi spor anlamında da özellikle yapması veya yapmaması gereken durumları olabilir.

Gebe olunduğu tespit edildikten sonra yapılacak ilk muayenede yapılacak birkaç işlem vardır. Öncelikle ultrason ile gebelik kesinleştirilir. Daha sonra anne adayının tansiyon ve kilo ölçümü ile kan, idrar testleri yeniden yapılır. Ultrasonun bebek üzerinde herhangi bir zararı olduğu tespit edilmemiştir. Nasıl yapıldığını açıklayacak olursak en basit şekliyle gönderilen ses dalgalarının sinyallerinin ekrana yansıtılması ile bebeğin rahim içinde gözlendiği söylenebilir.

Hamileliğin ilk üç ayında bebeğin sağlığı ile ilgili yapılması gereken bazı testler vardır. Bunları önceden bilmeniz hamilelik sürecinde size oldukça yardımcı olacaktır. Bebeğinizde kromozomal bir hastalık olup olmadığını gözlemlemek için ilk üç ayda kan ve ultrason testlerinin yapılması gereklidir. Hızlı müdahale için bunların önceden belirlenmesi büyük önem taşımaktadır.

Hamilelik döneminin aslında siz daha tam olarak hamile kalmadan, vücudunuzda bebek oluşumu dahi olmadan başladığını belirtmiştik. Hamile kalmak isteyen kadınları için bu süreci ayarlayacakları belli bir dönem vardır. Uzmanlara danışarak bu sürecin ne zaman olduğunu daha kolay bir şekilde öğrenebilirsiniz. Ancak kendiniz de size uygun olan dönemi tespit edebilirsiniz. Net bir gün belirlemeniz gibi bir durum elbette ki söz konusu değildir, doktorunuzun hamile kalmak için uygun olacağını söylediği tarihler de tahmini tarihler olacaktır. İnsan bedeni sürekli bir değişim halindedir, kadınların da çoğu zaman regl dönemleri bu değişimden etkilenerek ufak sapmalar yaşayabilmektedir. Stresten bile kolayca etkilenen bedenlerimizde yumurtlama sürecinin de kesin olarak ne zaman olacağını söylemek doğru olmayacaktır.

Kesin bir tarih verilmese de hamile kalma ihtimalinizin en yüksek olduğu belli bir tarih aralığı saptanabilir. Yumurtalamanın başlamasından 72 saat öncesinden başlanarak yumurtlamanın 24 saat sonrasına kadarki dönemde ilişkiye girildiği takdirde hamile kalma olasılığı oldukça yüksek olur. Spermin yaşama süresi ortalama 48 saattir ancak 72 saate kadar yaşayabildiği söylenmektedir. Yumurtanın yaşama süresi de yaklaşık 24 saattir. Bu nedenle ikisinin de aktif olduğu zaman aralığına getirilen cinsel birleşmeler ile hamilelik oranı arttırılmış olur. Bu süreç içerisinde yaşanacak tek cinsel ilişki yeterli olmayabilir. 3 günlük süreç içerisinde düzenli olarak cinsel birliktelik yaşamak hamilelik şansınızı arttıracaktır.

Sperm ile yumurtanın birleşmesi süreci yaklaşık olarak 2 haftayı bulur ve doktorlar tarafından da bu hamileliğin ilk 2 haftası olarak değerlendirilir. 3. Haftaya gelindiğinde zigot oluşmuş, embriyo rahme yerleşmiştir. Bu zamandan sonra hamileliğin belirtilerini daha net bir şekilde gözlemleyebilirsiniz. Eğer planlı bir hamilelik yaşıyorsanız sizin karşınıza çıkacak belirtileri önceden bildiğiniz için yaşadıklarınız ve vücudunuzda olan değişimler sizi şaşırtmayacaktır. Tam bu süreç içerisinde lekelenme şeklinde bir kanamanız olursa hamile olduğunuzdan şüphelenebilirsiniz. Bazı kadınlarda bu lekelenme o kadar az miktarda olur ki fark edilmez bile. Lekelenmenin olması mutlaka hamile olduğunuz anlamına da gelmeyecektir, bu noktaya da özellikle dikkat etmek gerekir.

Hamilelik sürecinizde kullanmanız gereken ilaçlar var ise bunların kullanımı konusunda mutlaka doktorunuza danışarak ilaçlarınıza devam edin veya bırakın. Bazı ilaçlar plasentadan bebeğe ulaşarak sağlığını olumsuz yönde etkileyebilecek potansiyele sahiptir. İlk 3 ayda folik asit dışında başka hiçbir ilaç kullanılmaması önerilmektedir. İstenmeyen durumların oluşabilmesi için hamile olduğunuzu anladığınız andan itibaren doktor kontrolü gerçekleşene kadar ilaçlarınıza ara vermeniz doğru bir seçim olacaktır.

3 Haftalık Hamilelikte Ultrason ve Bebeğin Durumu

3 haftalık hamile iken ultrasona girmek pek olası değildir. Fakat bir süredir hamile kalmak için çabalıyorsan ve bir doğum uzmanına gidiyorsan, miyomları kontrol etmek, yumurtalıklarda kaç tane folikülün olduğunu görmek ve/veya rahmin duvar kalınlığını ölçmek için ultrasona girmiş olabilirsin. Herhangi bir sorun varsa, doktorun gebe kalmana yardımcı olacak bir reçete yazacaktır.

Şimdi biraz cinsellik yaşamak için hazır ol. Daha partnerinle yapmanız gereken bir bebek var!

Daha fazla bilgi almak için gebeliğin birinci ayında bebeğin gelişimini anlatan makalemizi okumayı unutmayın.

3 Haftalık Hamilelikte Hangi Egzersizleri Yapabilirsin?

Otururken gövdeni sağa sola çevirerek yapacağın egzersiz faydalı olacaktır.

  • Yere bağdaş kur.
  • Sağ ayak ya da bacağını sol el ile tutup belden yukarını sağa çevir ve birkaç saniye böyle kal.
  • Aynı işlemi öbür bacağınla yapıp sola dön.
  • Bunu 5-10 kez tekrarla.

Bonus Bilgi: Bebeğin Cinsiyeti Seçilebilir mi?

Bebeğin cinsiyeti ile ilgili özel bir tercihin var mı bilmiyoruz fakat aslında buna etki etmek ya da erkek veya kız olma olasılığını artırmak normal şartlarda mümkün değil. Kadının yediklerinden tut da cinsel ilişki pozisyonuna kadar bebeğin cinsiyetine etki ettiği söylenen sayısız teori olmasına rağmen, aslında hiçbiri kanıtlanmış değildir.

Öte yandan nadir de olsa, bazı çiftlerin çocuklarına genetik yol ile aktaracağı çok muhtemel olan rahatsızlıkları önlemek adına uygulanan, maliyeti yüksek olan ve ileri teknoloji gerektiren bazı uygulamalar vardır. Bu rahatsızlıklar cinsiyete göre çocuğa aktarılmakla birlikte genellikle erkek çocuklarda görüldüğünden kız çocuğa sahip olmak adına uygulanan teknolojilerdir:

  • İmplantasyon (yerleşme) öncesi genetik tanı: Tüp bebek döllenmesi ile kullanılan bu teknikle, embriyolar kadın rahmine yerleştirilmeden önce, belirli genetik özellikler ve cinsiyet tespiti için testlere tabi tutulur.
  • Sperm ayıklama: Yapay döllenme ve tüp bebek döllenmesi gerektiren çeşitli sperm ayıklama teknikleri de genetik bir hastalığı bebeğe geçirme ve cinsiyeti belirleme ihtimalini azaltmak için kullanılabilir.
Özet
Gebeliğin İlk 3 Haftası
Makale İsmi
Gebeliğin İlk 3 Haftası
Tanımlama
Haberi yeni mi aldın? Yoksa gebe olduğundan mı şüpheleniyorsun?Gebeliğin ilk 3 haftasında neler oluyor? Belirtiler nelerdir? Hamile olduğunuzu nasıl anlarsınız? Tüm bu soruların cevabı sizin için hazırladığımız hafta hafta gebelik rehberinde.
Yazar
Yayıncı İsmi
bebekegitimi.com
Logo

Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

Sizin Tepkiniz Nedir?

Komik Komik
0
Komik
Bayıldım! Bayıldım!
2
Bayıldım!
Garip Garip
0
Garip
Sevmedim Sevmedim
0
Sevmedim

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir format seçin
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Açık Liste
Kendi öğenizi gönderin ve en iyi sunum için oy verin
Oylanabilir Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Fotoyla Anlatım
Kendi resimlerinizi yükleyin ve birşeyler anlatın
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud İçerikleri
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı