Gebeliğin 1. Ayı: Bedeninizdeki Değişimler
Gebeliğin 1. ayı gebelik sırasında bedeninizde ne gibi değişiklikler olacağını merak ettiğiniz aydır.
Bu ilk ayda pek değişiklik hissetmeyebilirsiniz. Bunun nedeni erken gebelik belirtilerinin ikinci ayın ortalarına kadar ortaya çıkmamasıdır.
Hamileliğiniz boyunca harikulade anlarınız ve unutulmaz tecrübeleriniz olacağı gibi, pek harikulade sayılamayacak semptomlar da olabilir. Gebelikle birlikte bedeninizde bir sürü değişim yaşayacak.
Bedeniniz Gebelikte Nasıl Değişiyor?
Kalp ve Dolaşım Sistemi
Vücudunuz bebeğinize oksijen ve besin taşıması için hemen kan üretmeye başlar. Artışın en fazla olduğu zaman, gebeliğin dolaşım sistemine aşırı baskı yaptığı ilk 12 haftalık dönemdir. Gebelik bittiğinde kan hacminiz yüzde 30-50 arası artmış olur. Artan kan akışına ayak uydurmak için kalbiniz daha sert ve hızlı çarpacaktır. Gebeliğin ilk dönemlerinde kendinizi yorgun hissetmenizin sebebi budur.
Rahim
Anne adayının yumurtalıklarında yumurta hücresi gelişir. Eş zamanlı olarak da rahim içi zarı kalınlaşmaya başlar. Bu kalınlaşma (endometrium) embriyonun rahim içinde tutunma ve yerleşme yeridir bu nedenle de gelişimi önemlidir.
Yumurtlarken ve dölyatağı borunuza yumurta düşerken salgılanan östrojen ve progesteron hormonları vücudunuzun ısısında ufak bir artışa ve serviks bezlerinin salgılarında değişime neden olur.
Kadınları yüzde otuzu döllenmeden beş ile on gün sonra çamaşırında kirlenme ya da lekelenme gibi çok hafif bir kanama görebilir. Bu aşamada artık resmen gebesiniz!
Döllenmeden sonraki bu ilk günlerde düşük yapmak yaygındır. Çoğu zaman kadın gebe olduğunun farkına varmadan düşük yapar.
Gögüsler
Göğüslerde değişiklik, dolgunluk, ağırlık, hassasiyet, meme ucunda koyulaşma, şişkinlik, sık idrara çıkma, kokulara karşı hassasiyet, bulantı gibi belirtiler görülebilir.
Duygusallık
Duygularınız bu dönemde karmakarışık olacaktır. Gebelik heyecanlı, duygusal iniş çıkışların olacağı bir dönemdir.
Gebeliğiniz ister planlı olsun, ister olmasın, çelişkili duygular yaşamanız normaldir. Gebe olmaktan dolayı içiniz kıpır kıpır olsa da, bebeğiniz sağlığına ya da anneliğe nasıl uyum sağlayacağınıza ilişkin kaygılarınız olabilir. Çocuk büyütmenin maddi manevi yükü gözünü korkutabilir. Kendinize kızmayın, tüm bu duyguları yaşamanız normaldir.
Bir an sevinç içinde, coşkulu olurken bir anda bitkin ve bunalmış hissedebilirsiniz. Gebelikten dolayı hormonlarınızdaki ve metabolizmanızdaki değişimler de bu dalgalanmaya sebep olabilir.
Gebeliğin 1. Ayı: Bebeğin Gelişimi
Tebrikler! Yaşamınızın en güzel en heyecanlı anına başladınız. Önünüzdeki 40 hafta boyunca bedeninizde inanılmaz değişiklikler yaşayacaksınız. Özellikle ilk gebeliğinizse tüm anne adaylarının olduğu gibi biraz gergin olmanız doğaldır. Gerginliğinizi ve korkularınızı hafifletmek için bebeğinizin bu süreç içinde nasıl büyüyüp geliştiğini bilmenizde fayda var.
1. Hafta
Gebeliğin ilk haftasını hesaplamak biraz karışıktır, çünkü birinci ayın ortasına gelmeden tam olarak gebe sayılmazsınız.
Yani bebek için geri sayım başlıyor ama ortada (içerde) bebek yok. Bebek olmadığı halde gebeliğin 1. haftası denmesinin nedeni spermin yumurtayla buluştuğu anı tam olarak bilmenin son derece zor olmasıdır.
Sperm yumurtaya gelmeden önce birkaç gün vücudunuzda bekleyebilir. Ama tam olarak belirlenmesi zor olmayan bir tarih vardır o da son adet kanamazın başladığı tarihtir.
Doktorlar ve diğer tıp uzmanları doğum yapacağınız tarihi saptarken son adet kanamanızın başlangıcından itibaren 40 hafta olarak hesaplarlar.
Bu da, bebeğiniz ana rahmine henüz düşmediği halde adet kanamanızı gebeliğinizin bir parçası olarak kabul ettikleri anlamına gelir. Gebe kalma genelde son adet kanamanızın başlangıcından iki hafta sonra gerçekleşir.
2. Hafta
Hala bebek yok ama vücudunuz yumurtlama günü için gereken donananımı hazırlıyor. Rahminizin iç çeperi kalınlaşıyor ve ovaryum folikülleriniz olgunlaşıyor. İki yumurtalığınız vardır ama adet döneminde bunların sadece birinde ovülasyon oluşur.
Yumurta yavaş yavaş rahimle yumurtalığı birbirine bağlayan dölyatağı borusuna ilerlerken kendisini dölleyecek spermi bekler. Eğer bu dönemde veya öncesinde cinsel ilişkide bulunursanız, gebe kalma gerçekleşebilir.
3. Hafta
Her şey burada başlıyor. Sizin yumurtanızla eşinizin spermi birleşerek tek bir hücre oluşturur ki bu olağanüstü olaylar zincirinin başlangıç noktasıdır.
Sperm yumurtanızın merkezine girdiğinde iki hücre birleşerek zigot (döllenmiş yumurta) adı verilen tek hücreli bir birim oluşur. 23’ü sizden, 23’ü eşinizden olmak üzere 46 kromozom vardır. Bu krozomlarda binlerce gen vardır. Bu genetik malzeme bebeğinizin cinsiyetini, saç, göz rengini, boy ve kilosunu, yüz hatlarını, bir ölçüde zekâsını ve kişiliğini belirleyen bir şablon gibidir.
Artık hamile kaldınız. Bebeğiniz ana rahmine düştükten sonra derhal işe koyulur. Sürecin bir sonraki aşaması hücre bölünmesidir. Spermle yumurtanın buluşmasından sonraki saatler içinde döllenmiş hücre bölünür ardından dünyaya gelecek muhteşem bebeğiniz bir noktanın yaklaşık beşte biri boyunda mikroskobik bir hücre topağına döner. Fallop tüpünüzden hazır bekleyen rahminize doğru yol alır.
4. Hafta
Yakında bebek diyeceğiniz ama şimdilik embriyo denilen o hücre topağı artık rahminize ulaşmış ve rahmin iç çeperinde doğuma kadar size bağlı bir şekilde yaşayacağı yere yerleşmeye çalışmaktadır.
Yerine sıkıca tutunduktan sonra, hücre topu büyük bir bölünme geçirir ve hücreler ikiye ayrılır. Bu hücrelerin yarısı sizin kızınız ya da oğlunuz, diğer yarısı da rahimde kaldığı süre boyunca bebeğinizin hayat bağı olacak plasentadır. Plasenta, döllenmeden 12 gün sonra oluşmaya başlar.
Ana rahmine düştükten 14 gün sonra yani son adet kanamasından dört hafta sonra bebeğiniz 0,10 cm uzunluğundadır.
Önerilen Makaleler
Gebeliğin 2. Ayı: Bedeninizdeki Değişimler ve Bebeğin Gelişimi
Hamilelik Öncesi ve Hamilelikte Beslenme
Sağlıklı Gebeliğin Anahtarı: Folik Asit
Hamilelik bilgin ne kadar iyi?


0 Yorum