Bebeklere karşı önyargılara dikkat edin!

Dr Darcia Narvaez PhD tarafından yazıldı.

Bebeklerin ihtiyaçları konusundaki bilgisizlik, ebeveynlerin, çocuklarının uzun vadede sağlığı, iyiliği, sosyal ve ahlaki kapasiteleri üzerinde olumsuz sonuçlar doğurabilecek şekilde yanlış davranmalarına neden olmaktadır. Bu tür davranışlar, kendi deneyimlerine sahip olmadıkları ve içgüdülerine uymamaları öğretildikleri için, toplumun inandığı ve uyguladığı uydurma inanışların doğmasına yol açar. Bebeğin gereksinimlerinin göz ardı edilmesi bu döngüyü devam ettirir çünkü bebekler davranışlarını yönlendirebilecek iyi şekillendirilmiş duyguları ve içgüdüleri olmayan yetişkinler olurlar. Herhangi bir şeyi “bilmek” için uzmanlara güvenmek zorundalardır. Ve bu bilginin çoğu makul olmayan, dar bir bakış açısıyla yanlış yorumlanmış çalışmalardır.

Bebeklere (0-2 yaşında) kendi başına uyumayı öğretmek için ağlatmak (tam ağlatma modeli-bebek odada yalnız bırakılır ve ağlayarak uyur) veya hatta kontrollü ağlatma (yarı ağlatma modeli) uyku eğitiminin arkasında yatan uydurma varsayımlar nelerdir? İşte, birkaç tanesi:

Efsane 1: Bebeklerin izole edilmesi onlara zarar vermez.

Bu, eğer bir şeyi görmüyorsanız, kötü bir şey olmuyordur düşünce şeklidir. Aksine! Yavru memeli hayvanlar, insanlarda da olduğu gibi, kendileri uzaklaşmayı seçinceye kadar fiziksel olarak 7/24 kendisine bakan ebeveynlerin yanında olması gerekir.

Ebeveyn varlığı için yavru memeli hayvanların ihtiyaçları üzerine çok sayıda hayvan araştırmaları (ve gözlemler) vardır. (Ve unutmayın ki, insan bebeklerinin sıçanlardan veya farelerden çok daha fazlasına ihtiyacı vardır.) Örneğin, Hofer (1987, 1994), yavru farelerde (insanlardan çok daha az sosyaller) fizyolojik düzenlemeleri incelemiş ve anneden ayrılmanın solunum, kalp hızı, hormonlar gibi çoklu fizyolojik sistemlerde düzensizliğe neden olduğunu ispatlamıştır. Schanberg (1994), yavru farelerin anneden ayrıldığı zaman büyümelerinin yavaşladığını göstermiştir. İnsanlarda deney yapamayız, ancak aşırı ihmalin çocukların beyinlerindeki etkilerini, beynin ağların gelişiminde ve belirli zamanlarda çalışması beklenen iletişim kanallarında büyümeyi yavaşlatması şeklinde görebiliriz.

Farelerle karşılaştırıldığında, insanların geliştireceği daha fazla beyinleri vardır. Doğumda (normal zamanlı doğumlarda), insanların beyni yüzde 75’ten fazla gelişmiştir (5 yaşına geldiğinde yüzde 90’ı gelişir- Trevathan, 2011). Bu nedenle hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, erken yaşlardaki deneyimlerin gelişimi nasıl etkileyeceğine dair sadece bir ipucu verir. Bakıcıların insan bebeklerine davranış şeklinin, başka herhangi hayvanda olduğundan daha fazla etkisi vardır çünkü olgunlaşmamış bir beyinle doğarlar.

Bebeklerin rutin olarak izole olduğu olduğu ABD’de ve diğer gelişmiş ülkelerde yaygın bir şekilde zihinsel sağlık sorunları vardır. Hatta artık günümüzde bebek depresyonunda uzmanlaşmış kişiler var! Bebekler, bakıcılarından fiziksel olarak izole edildiğinde depresyona girebilir. Kötü uyku ve beslenme ya da ifade eksikliği depresyon belirtileri olabilir. Yalnız uyumalarını sağlamak için verilen uyku eğitimi, depresyonu alevlendirebilir.

Elbette, bu bebeklerin ebeveynlerinin deneyimlediği sıkıntılarından gelen genetik (epigenetik) izleri miras almış olmaları muhtemeldir, ancak kendi deneyimleri nedeniyle depresyona girmeleri daha muhtemeldir. Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar yavruyu düzenli olarak anneden ayırmanın yavrunun beynini değiştirdiğini göstermektedir (hayvanların ilk 10 günü insan bebeklerinin ilk 6 ayı ile karşılaştırılabilir).

Efsane 2: Bebekleri stresli bir duruma sokmak onlara zarar vermez.

Uzun süren stres memelilerde dokuları yok eder, organ fonksiyonlarını ve sağlığını bozar (Kumar, 2013). İzolasyon, sıçan ve fare yavruları için stresli bir durumdur ve stres yanıt sistemlerini bozmak ve kaygıyı kontrol eden genlere zarar vermek gibi her türlü yan etkiye sahiptir (McEwen, 2003; Meaney, 2001). Etkiler insanlar için çok daha büyüktür. Bebekler ağladığında yardım etmemek son derece stresli, fiziksel ve psikolojik olarak zarar veren bir durumdur.

Aşırı panik atak geçirdiğinizi düşünün, ama en iyi arkadaşınız size, “Dert etme, iyi olacaksın” diyerek sizi tek başınıza bir odaya kilitliyor. Bu arkadaşınıza hissettiğniz güven nasıl etkilenir? İlişkiniz sonsuza dek değişecektir. Bebekler, elbette, bunların hiçbirini anlamazlar ama derin panik hissederler ve stres çok uzun sürdüğünde içine kapanacaklardır.

Çoğu araştırmanın aşırı istismar veya ihmal vakalarını incelediği doğrudur. Peki neden? Çünkü:

  • Aşırı ihmal veya istismardan kaynaklanan zedelenme halihazırda yapılmıştır ve zarar görmemiş insanlardan oluşan bir kontrol grubu ile karşılaştırılabilir. (Diğer bir deyişle, bu tür deneyleri yapmak etik değildir)
  • Çünkü uzun süren ihmal deneyleri yapamadığımız için kritik olgunlaşma noktalarında sürekli beyin gelişimini nasıl etkilediğini göremiyoruz.
  • Akım ölçüm araçları, hala detaylı bilgi veremediği için beyin fonksiyonu hakkında çok az şey biliyoruz
  • Çoğu beyin çalışması, üzerinde çalışılan beyinlerin gerçekte ne kadar normal olduğunu belirleyemez (nasıl geliştiler?), bu yüzden karşılaştırma için uygun gelişmiş bir beyin referansımız yoktur. Suistimal edilen / ihmal edilen beyinlere karşı günümüzün “normal beyinleri” ne, ideal – idealin altında (optimal-suboptimal) gibi bir test yapmak mümkün değildir. Bunun yerine, ideal olmayan beyinlerin farklı türleri incelenir (bu günlerde çok az bebek ve küçük çocuğa ihtiyaç duydukları şeyler sağlanmaktadır).

Efsane 3: Bebeğin geceleri bir bakıcı ile olması gerekmez.

Bebekler bakıcıların varlığında kendilerini düzenlemeyi öğrenmek için yetişkinlere ihtiyaç duyarlar. Küçük bir bebeği tek başına bırakmak, birçok faktöre bağlı olarak gelişimini küçük veya büyük ölçüde düzensizleştirebilir. Yetişkin varlığı olmadan, bebeğin kendi kendini düzenleyen sistemleri uygun şekilde gelişmez ve zarar görebilir. Dr.James McKenna’nın araştırması, bakıcının varlığının bebeğin kendi kendini düzenlemesi için ne kadar önemli olduğunu göstermektedir .

Efsane 4: Bebeklere bağımsız olmak gerektiği öğretilmelidir.

Bebeklerin beyninin bir nesne görüş alanı dışında kaldığında hala var olduğunu anlamak birkaç ayını alır. (Buna nesnelerin sürekliliği denir.) Düşünün, ebeveynler ortamda bulunmadığında, küçük bebeğin onların yakınlarda olabileceğine dair hiçbir fikri yoktur. Bu bebek için ebeveynler gittiler, görünmüyorlar / hissedilmiyorlar. Küçük bebekler, o kişi orada algılanmadığı sürece o kişiyi hissetmez. Dolayısıyla bir bebek yalnız bırakıldığı zaman, bebeğin ‘’savaş ya da kaç’’ tepkisi göstererek şiddetli strese girmesi normaldir. Fakat bebekler hareket edemezler, böylece sıkışıp kalırlar ve yardım için ebeveyne koşamazlar (ki eğer yapabilselerdi yapacaklarını biliyoruz).

Eğer harekete geçme reaksiyonu çok uzun sürerse, bebeğin bedeni kendini koruma moduna geçmek zorundadır. Bu da vücudun ömrünü korumak, enerji kullanımını ve büyümeyi yavaşlatmak için kullandığı donma-solma tepkisine dönüşür. Bebek katatonik (donakalmış) görünecektir. Yetişkinler bunun bebek için iyi olduğunu düşünen tuhaf bir mantığa sahiptir. Bu deneyimin çok uzun süre veya çok kez tekrarlanmasının güven ve sağlık (ve ahlak ) üzerinde bir etkisi olacaktır.

Efsane 5: İyi bebekler gece boyunca uyurlar.

Hiç kimse, yetişkinler bile, gece boyunca deliksiz uyumazlar (Bonnett & Arand, 2007). Yetişkinler çoğu zaman gece boyunca periyodik olarak uyandıklarını fark etmezler. Sadece bakıcısına ihtiyaç duyan bebeklerden farklı olarak panik yapmama eğilimindedirler.

Bebekler hızla büyürler, saniyede binlerce sinaps (Bir motor nöron ile kas hücresi arasındaki kimyasal bağlantı noktası) oluşuyorken bu planlı gelişmeye neden müdahale etmek isteyelim? Bebekler, diğer hayvanların yeni doğanlarına benzemeye başladıkları 9 ila 18 aylık olana kadar büyümelerini sürdürmek için harici bir rahim gibi desteğe ihtiyaç duyarlar. Bebekler uyandığında, büyümenin devam etmesi için güvende hissetmeleri gerekir. Panik durumuna girerlerse, büyümelerini yavaşlatırlar, kendi ihtiyaçları ve dünyanın destekleyici doğasına olan güvensizliği arttırırlar. Bunun duygusal zekayı nasıl bozacağını bir düşünün.

Efsane 6: Bebekler ağlamayı kestiklerinde iyilerdir.

Wendy Middlemiss ve meslektaşları (2012), bebeklerin ağlamayı kestiklerinde “iyi” olmadıklarını ispatlamıştır (ebeveynler kendilerini iyi hissetseler bile). Bir bebek bakıcıları onları görmezden geldiğinde ihtiyaçlarını belirtmemeyi öğrenir. Bazıları bunun iyi olduğunu düşünebilir (beni rahatsız etme, bebeğim!) Fakat sınırlı sosyal becerilere, öz farkındalığa ve sosyal motivasyona sahip bir kişiyi yetiştirmeye çalışmadığınız sürece bu gerçekten iyi bir şey değildir.

İzolasyon gibi, ağlamak bebeklerde büyüme ve gelişmeyi zayıflatır çünkü beyin / vücut sistemleri (ve ruhsallık) için toksik stres yaratır.

Efsane 7: Uyku eğitimi araştırmaları, çocuğun mutluluğu üzerindeki uzun süreli etkiler hakkında bizi bilgilendirebilir.

Çoğu uyku eğitimi araştırması, ebeveynlerin daha fazla uyuyabilmek için bir müdahalenin bebeği susturmakta etkili olup olmadığını araştırır. Bu çalışmalar tipik olarak bebek gelişimi ve mutluluğu üzerindeki etkileri incelememektedir. Çalışmalar genellikle, karşılaştırma grubunun ne yaptığına dair sonuçların olmadığı bir “tedavi” standardı kullanırlar. Bu yüzden bebeğin gerçekten ne deneyimlediğini güvenilir bir şekilde ölçmek mümkün değildir. Sonuç olarak, bazı sonuçları ölçtüklerinde bile güvenilirliği kısıtlıdır ve sağlıklı değildir.

Bebekler için özet

Bebekler, en az 9 aylık olana kadar (doğumda gelişmemiş olmak ve doğumdan sonra hızlı epigenetik büyüme nedeniyle) harici bir rahim deneyimine ihtiyaç duymak için evrimleşmiştir. Düzenli bakıcıların varlığına ihtiyaç duyarlar. Beyin hızla gelişirken strese girmemeliler aksi takdirde uzun süreli sonuçlar ortaya çıkabilir.

Ebeveynler için özet

Bebeklerin bakıcıların sürekli varlığına ihtiyaçları vardır. Ebeveynlerin, bu ihtiyaçlar doğrultusunda hayatlarını yeniden şekillendirmenin bir yolunu bulmaları en iyisidir. Ebeveynler bir bebeği kendi varlıklarına ihtiyaç duymayacak şekilde “değiştirirse” hasar oluşur.

Araştırmacılar ve tıbbi personel için özet

Memelilerin yavruları ile ilgili araştırmaları temel alarak önlem alan bir prensip kullanın. Yalnızca konuyla ilgili mutluluk değişkenlerine ait yüksek kaliteli (10-60 yıllık) analizlere sahipseniz, 30 milyon yıllık uygulamalara karşı tavsiyelerde bulunun. Bunun haricinde, ebeveynlerin ve toplumun bebeklerin ihtiyaçlarını karşılayabilmelerine (ebeveynlerin kendi ihtiyaçları da dahil) yardımcı olun.

Kaynak: https://www.psychologytoday.com/us/blog/moral-landscapes/201408/6-hidden-myths-behind-baby-sleep-training-advocacy


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

1
1 Beğeni

Sizin Tepkiniz Nedir?

Komik Komik
1
Komik
Bayıldım! Bayıldım!
20
Bayıldım!
Garip Garip
6
Garip
Sevmedim Sevmedim
6
Sevmedim

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir format seçin
Kişisel Test
Kişiliğe dair bir şey ortaya çıkarmayı amaçlayan sorular dizisi
Basit Test
Bilgiyi kontrol etmek isteyen doğru ve yanlış cevaplı sorular dizisi
Anket
Karar vermek veya görüş belirlemek için oylama yapmak
Serbest Yazı
Yazılarınıza Görseller Bağlantılar Ekleyebilirsiniz
Liste
Klasik İnternet Listeleri
Geri Sayım Listesi
Klasik İnternet Geri Sayım Listeleri
Açık Liste
Kendi öğenizi gönderin ve en iyi sunum için oy verin
Oylanabilir Liste
En iyi liste öğesine karar vermek için yukarı veya aşağı basın
Fotoyla Anlatım
Kendi resimlerinizi yükleyin ve birşeyler anlatın
Video
Youtube, Vimeo veya Vine Kodları
Ses
Soundcloud veya Mixcloud İçerikleri
Görsel
Fotoğraf veya GIF
GIF
GIF Formatı