Emzirmek anne ile bebek arasında çok güçlü, güven dolu, bebeği duygusal anlamda besleyen önemli bir ilişkidir. Son derece besleyici ve pratik bir gıda olduğunu da söylemeye gerek yok. Her istediğinde çocuğu emzirmek, meme için uzun süreli ağlatmamak (hatta hiçbir şey için uzun süreli ağlatmamak), onu emzirirken sakin ve yumuşak tonda konuşmak-şarkı söylemek, var olan teması arttırarak başını-kolunu-ayaklarını..vs. yumuşakça okşamak, göz teması kurmak; bebek ile anne arasında zaten var olan bağı daha da kuvvetlendiren davranışlardır. Çocukların, hayatlarının ilk 3 yılında güven kurmakla ilgili deneyimlerinin son derece önemli olduğunu biliyoruz. Başka bir deyişle; çocuklar ilk 3 yıl dünyanın güvenli bir yer olduğunu, ihtiyaçlarının karşılandığını, onu seven-koruyan-önemseyen insanlarla çevrili olduğuna inanmaya çalışıyor. Bu noktadan baktığımızda çocuğun hem fiziksel hem de duygusal ihtiyaçlarına duyarlı olmak, bu ihtiyaçları zamanında ve uygun şekilde karşılamak, çocuğun hem kendine (ben değerliyim, önemliyim) hem de dış dünyaya ilişkin olumlu algı geliştirmesini (dünya güvenli bir yer) sağlayacaktır.

Ne Zaman Memeden Ayırmak Gerekir?

İşin beslenme, vitamin, mineral, bağışıklıkla ilgili kısmını hekimlere bırakarak psikolojik boyutuna bakmak isterim.

Bu durumla ilgili çok çeşitli görüşler mevcut.

Dünya Sağlık Örgütü; 2 yaşına kadar bebeklerin anne sütü ile beslenmelerini öneriyor. Bu süreçte ilk 6 ay hiçbir ek gıda verilmeden anne sütüyle beslenmesi, 6.aydan sonra da uygun ek gıdalara geçilerek 2 yaşına kadar emzirilmesinden bahsediliyor.

Amerikan Pediatri Akademisi;  “1 yaşına kadar anne sütü verilmeli, 1 yaş sonrasında anne ve bebeğe bakarak devam edip etmemeye karar verilmeli” diyor.

Amerikan Jinekoloji Akademisi ise; “Sürdürülebildiği kadar sürdürülmeli” diyor.

Farklı görüşlere bakarak, kendi durumumuzu ve ilişkimizi gözden geçirerek uygun zaman ve davranış seçilebilir. Ancak dikkat edilmesi gereken çok önemli bir nokta vardır ki; çocuğun anneden ayrışması durumu. İnsan yavrusunun hayatındaki ilk 1- 1,5 yıl ağız ve çevresi çok önemlidir ve tüm dikkati bu bölgededir. Eline geçen her şeyi ağzına sokar, ısırır, kemirir, yalar, emer. Bu şekilde dünya ile tanışmaya başlar. Çocuğun bedensel gelişimine bağlı olarak emekleyerek ya da yürüyerek hareket etmeye başlayan çocukta bağımsızlık, özerklik, ayrışma eğilimleri dikkat çekici olur (1-3 yaş arasında). Bu noktadan baktığımızda çocuğun bağımsızlaşmaya başladığı, dikkatinin artık ağız bölgesinden yavaş yavaş uzaklaştığı bu dönemde meme ile olan ilişkisini de gözden geçirmekte fayda olabilir. Bağımsızlaşmaya çalıştığı bu süre içerisinde, onu anne ile bir bütün gibi hissettirecek meme ile yoğun ilişkisinin devam etmesi bir zıtlık oluşturabilir. Bu durumda da memeden ayrılmakla ilgili harekete geçmek faydalı olacaktır.

Memeden Ayırmak Bir Travma Mıdır? 

Nasıl kestiğinize bağlı.. Zorlayıcı, sert, ani memeden kesme süreçleri hem çocuk hem de anne için bir travma olabilir. İnsan yavrusunun meme ile kurduğu ilişki; dünya ile kurduğu ilk ilişkidir. Bu nedenledir ki; bebeğin bu eski dosttan ayrılması hiç de kolay değildir. Memeden ayrılmak, anne rahminden çıktıktan sonraki ilk ayrılıktır ne de olsa…

Memeden kesmekle ilgili çok çeşitli görüşler mevcuttur. Birden bire memeden kesmek, aşamalı olarak memeden kesmek, iğrendirerek memeden kesmek, ayrılmak yoluyla memeden kesmek gibi. Bunlar içinden hem anneyi hem de bebeği en az zorlayacak olan yöntem; aşamalı olarak kesmek yani emzirme sayısını azaltarak memeden kesme yöntemidir. Azaltarak kesmenin neden en uygun yöntem olduğuna geçmeden önce, neden diğerlerinin olumsuzluklar içerdiğine bakmakta fayda var sanıyorum.

Birden bire memeden ayırmak; kesilebilir mi? Evet, bebek birden bire memeden kesilebilir. Fakat bu durum çocuğun oluşturmaya çalıştığı “güvenli dünya” imajını zedeleyecektir. Çünkü çocuk bir gün önce şapır şupur, esneye gerine emdiği memeyi, ne olduğunu anlamadığı bir sebepten ötürü birden bire kaybeder. İstediği şeyi elde etmek için de daha yoğun ağlamalar, uyku problemleri, yeme problemleri gibi olumsuz durumları yaşayabilir. Bebeğin yoğun tepkileri, duruma karşı koyuşları karşısında başta anne olmak üzere ev halkının strese girmesi, bu gerginliği de yine bebeğe aktarması da kuvvetle muhtemeldir.

İğrendirerek/korkutarak memeden ayırmak; salça sürmek, acı biber sürmek, tuz sürmek, memeye kıl yapıştırmak..vs. gibi genelde memeye bebeğin hoşuna gitmeyecek şeyleri sürerek, bebeğin memeyi istememesi sağlanmaya çalışılır. Başka bir şekli de annenin memesine üzücü bir şeyler olması durumudur. Yani; annenin memesi “ufff” olmuştur, meme artık acıyordur doktora gitmek gereklidir bu yüzden meme artık yoktur, annenin memesinde artık böcekler ( memeye önce bal sürüp onun üzerinde çay tanelerini yapıştırarak böyle bir görüntü elde edilir) vardır, meme ucunu bantlamak suretiyle meme artık ortadan kaldırılmıştır. Başarılı olur mu? Evet! Ancak burada da yine çocuğu duygusal anlamda hırpalayan bir durum söz konusudur. Büyük bir keyifle emdiği memeye birden bire bir şeyler olmuştur. Hem de çok kötü şeyler olmuştur. Birden tadı değişmiştir ve onun minik ağzının kaldıramayacağı kadar kötü bir tat haline gelmiştir annesinin memesi. O sıcak, sevgi dolu, kendini rahatlatan memeye ne olmuştur böyle! Bu durumda çocuğun memeyi istememesi son derece normaldir. Ancak şu akıldan çıkarılmamalıdır ki; bu durum sağlıklı bir istemeyiş değildir. Buna ek olarak; memenin böceklenmesi, uff olduğu için doktora gitmek gibi yöntemlerde bebeğin “annesini tahrip ettiği”ne ilişkin bir algı geliştirmesine ve suçluluk hissetmesine neden olacaktır ki buna bağlı olarak davranışsal problemler ortaya çıkabilir. Dolayısıyla bu da uzak durulması gereken bir yöntemdir.

Azaltarak Memeden Ayrılmak

Bebeği ve anneyi en az yoran yöntemin azaltarak memeden ayırmak olduğunu düşünüyorum. Bunun da bir formülü var elbette J

Öncelikle bebeğinizi düzenli olarak günde kaç kez emzirdiğinizi belirleyin ve her hafta bir emzirme sayısını azaltın. Eğer belirli bir sayınız yoksa önce günde belirli sayıda emzirme düzenine geçin. Örneğin; günde 5 kez emziriyorsanız; bunu ilk önce 4’e, sonra 3’e, sonra 2’ye, sonra 1’e düşürün ve en son olarak da emzirmeyi sonlandırın. Emzirme sayısını haftada bir azaltabileceğiniz gibi size ve bebeğinize bağlı olarak 10 günde bir, 8 günde bir, 5 günde bir…gibi zamanlarda da azaltabilirsiniz. Bebeğinizin yeni duruma uyum sağlayabilmesi için ona da biraz zaman vermekte fayda var. Dolayısıyla en az 5 günde bir, bir emzirme azaltmanızı önerebilirim. Bebeğinizin en çok sevdiği emzirme zamanını en sona bırakın. Kaldırdığınız emzirme saatlerinin yerine bebeğinize bir şeyler yiyip içebileceği bir ara öğün koyabilirsiniz. Buna ek olarak; sakinleştiren, sakinliği elden bırakmayan, sevgi dolu, temasa yönelik davranışlar bu ayrılma sürecinde bebeğin iyi hissetmesi açısından son derece önemlidir.

Emzirmek anne-bebek arasındaki en yoğun ilişkidir. Ancak tek yoğun ilişki değildir. Çocukla sevgi dolu, yoğun duygusal temas içeren birçok farklı deneyim yaşayabilir, birçok farklı ilişki geliştirebilirsiniz. Bu nedenle memeden ayrılma sürecini kafanızda zorlaştırmayın. Bu süreçte de, pek çok konuda olduğu gibi annenin net ve kararlı tavrı oldukça yararlıdır. Memeden ayrılma sürecinde babalara da iş düşmektedir. Hem gece uyanmalarında hem de gündüz meme istemelerinde, baba bebeğin yanına giderek onu sakinleştirmeli ve sevgi dolu yaklaşmalıdır. Babanın bu desteği  anneyi büyük ölçüde rahatlatacağı gibi bebeğin şartlanmalarını da azaltacaktır.

Özetle; memeden ayrılmak anne-baba ve bebeğin gündemini meşgul eden önemli bir konudur. Bu süreçte sevgi dolu, sakin, azaltarak ilerlemek ailedeki herkes için daha stressiz bir ortam yaratacaktır.

Minik kuzuyu memeden ayırmaya çalışan herkese kolay gelsin… J

[zombify_post]


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınızla Paylaşın!

Sizin Tepkiniz Nedir?

Komik Komik
0
Komik
Bayıldım! Bayıldım!
2
Bayıldım!
Garip Garip
1
Garip
Sevmedim Sevmedim
1
Sevmedim

0 Yorum

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir